Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

oldukça sıradan

ne denir, bilirsiniz işte.. uzun zaman boş kalan insanlar kendilerinemutlak bir meşgale arar..

Ocak 2006 tarihli yazilar Ocak 2006 tarihli diger ogeler resimler , videolar

"ensemden öp" de gidelim hadi

kimse anlatmamıştı daha önce bana. ama ben hep tasarlardım kafamda; senin bana kim olarak, nasıl geleceğini. çok şey düşlemiştim bu anla ilgili; hepsi de soğuk, kötü hayaller.. sevmediklerimden biri olursun, elinde günahlarımla durursun karşımda sanmıştım. öyle ki neredeyse emindim, kalbini kırdıklarımdan, canını yaktıklarımdan biri olacağına.. karşıma dikilecek yaptıklarımı birer tokat gibi vuracaktın yüzüme, ve sonra hesap soracaktın.

ne çok üzülürdüm düşündükce bu anı çünkü bilirdim ki yok verecek bir cevabım, bakacak yüzüm. geleceğini bile bile, seninle gideceğimi bile bile yaptığım ne çok şey vardı şu hayatta.. kahrolurdum hatırladıkça da yine yapardım, vazgeçemezdim..
.
.
.
.
şaşırtttın beni. anam, babam, sevdam olarak geldin ölüm meleği. bak ben sarıldım sana.. yoksa soracak birşeyin; "ensemden öp" de gidelim hadi..

sıcak-soğuk oynu

 

[1]

üçe kadar saydı. ne kadar kıymetli olduğunu düşünerek, derin bir nefes aldı ve "üç" ile  birlikte ayaklarının altındaki sandalyenin kaymasına izin verdi. herşey buraya kadardı. aldığı nefes sadece birkaç saniye yetti ve "soğuk" tüm bedenini sardı.

ölüm kararı üç rakam ve peşi sıra birkaç saniyeydi. elbette öncesi vardı ve elbette sonrası da olacaktı. ama ölüm üç rakamdan sadece biraz uzaktaydı. ve uzaklık ona yaklaşmış, onu sarmıştı. ölüm "soğuk" tu. kulakta bıraktığı  "soğuk" tan daha fazla "soğuk" tu.

[2]

üçe kadar saydı. ne kadar kıymetli olduğunu düşünerek, derin bir nefes aldı ve "üç" ile  birlikte vazgeçti. henüz hiçbirşey bitmemişti. boynundakini çıkarttı. soluk soluğa kalmıştı. biraz daha hava çekti ciğerlerine ve "sıcak" tüm bedenini sardı.

yaşamak kararı üç rakam ve peşi sıra birkaç saniyeydi. elbette  öncesi vardı ve elbette sonrası da olacaktı.yaşama devam etmek üç rakam kadar  yakındaydı ve bu yakınlık ona iyice yakınlaşmış, onu sarmıştı. karar verirken kan ter içinde klmış, "sıcak" basmıştı. yaşamak "sıcak" tı. kulakta bıraktığı "sıcak" tan daha fazla "sıcak" tı.

&&&

peki dayanılmaz olan "soğuk" muydu yoksa "sıcak" mı? hangisi daha ağırdı; "öüm" mü yoksa "yaşam" mı?
"yaşamak" ölümün önüne geçerse ne olurdu yada ölüm yaşamanın önüne geçerse? sanırım ölümle yaşamın, sıcakla sogugun mücadelesini en iyi anlatanlardan biriydi cahit sıtkı tarancı, şu dizeleriyle;

Öldük, ölümden bir şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
Nasıl hatırlamasın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak.
Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok;
Yok bizi arayan, soran kimsemiz.
Öylesine karanlık ki gecemiz,
Ha olmuş ha olmamış penceremiz;
Akarsuda aks'imizden eser yok.